Üniversite-Kent bütünleşmesi

Kent Konseyi’nde düzenlenen ‘Üniversite-Kent İlişkisinin Sosyo-Kültürel ve Sosyo-Ekonomik Bağlamı’ konferansında konuşan Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muharrem Kılıç, “Üniversiteler sadece bilgi aktarım yeri değil, kültür birikimi olan yerlerdir” dedi.

Güncel 26 Şubat 2016 17:28
Üniversite-Kent bütünleşmesi
-A +A

Kent Konseyi’nde düzenlenen ‘Üniversite-Kent İlişkisinin Sosyo-Kültürel ve Sosyo-Ekonomik Bağlamı’ konferansında konuşan Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muharrem Kılıç, “Üniversiteler sadece bilgi aktarım yeri değil, kültür birikimi olan yerlerdir” dedi.

“ÜNİVERSİTELER TAŞIYICI UNSURDUR”
Medeniyet ve kurumsal yerlerin kent ile var olduğunu vurgulayan Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muharrem Kılıç, “Kentler üniversiteyi taşıyıcı unsur olarak görmüştür. Üniversitelerin kentleşme sürecinde aktif olarak yer alması 1950’lerden sonra yer almaya başladığını görüyoruz. Kent ile üniversitenin birbirine bakışında tek boyutlu bakış açısının bir takım sorunlar yarattığı biliniyoruz. Kent ve Üniversite karşılıklı ilişki içerisindedir. Aksi halde puan yetersizliği ile oraya zorunlu olarak gelen öğrencilerin memnuniyetsizliğinin ortaya çıktığını görüyoruz. Bu da ciddi bir motivasyon düşkünlüğüne yol açıyor. Özellikle kırsal bölgelerin üniversitelerden beklentileri oldukça fazla” şeklinde konuştu.

“BEKLENTİLER YÜKSEK”

Kentleşmeyle birlikte üniversitelerinde ciddi anlamda ortaya çıktığını belirten Kılıç, “Şehir ve insan bütünleşik bir yapıdır. İnsanoğlu toplumsal bir varlık olarak, yerleştiği mekanı sosyal olarak ekonomik olarak var olarak kurar. Kent fizyolojisine baktığımız zaman bunlardan en önemlilerinden bir tanesi üniversitelerdir. Modern üniversite kavramı ile birlikte şehrin daha birleşik bir hal aldığını görüyoruz. Üniversitelerin lokomotif yani taşıyıcı bir güç olarak yer aldığını görüyoruz. Kentin üniversiteden beklentileri nelerdir diyecek olursak? Birinci planda ekonomik beklentilerin geldiğini görüyoruz. 1992 yılında kurulan 24 üniversitenin ekonomik olarak o şehirlere kattığı değerler anlamında araştırmalar yapılmıştır.  Kırsal bölgelerin ekonomik anlamda üniversitelerden beklentileri çok yüksek” diye konuştu.

 “ÜNİVERSİTELER KÜLTÜR BİRİKİM YERİDİR”
Üniversitelerin sadece bilgi aktarım merkezi değil aynı zamanda kültür birikimine sahip bir yer olarak değerlendiren Kılıç, “Üniversite demek kültür demektir. Kültürel etkinlikler, edebiyat, sportif faaliyetler konusunda kentin ve kentlilerin yüksek beklentisi olduğunu biliyoruz. Bunun yanında kentin tek paydaşı üniversiteler değildir. Üniversitelerin toplum hayatında yer almasında bir tarihsel gecikmişlik yaşıyoruz. Tabii ki de bir takım yapısal sorunlarımız oldu. Yaşadığımız kente biz bir şeyler katıyoruz, kent de bize bir şey katıyor. Eğitim kalitesinin arttırılması beklentilerin arasında yer almaktadır ama sadece ekonomik düşünmemek gerekir.  Kent ve üniversitenin birbiriyle temas kurmasının mekansal bir yakınlıktan kaynaklanıyor. Kent ve üniversite arasında kurulacak iletişimde öncelikle sinirsel sınırların ortadan kaldırılması gerekiyor. Ön yargıların kaldırılması gerekiyor. Üniversiteler kısa dönemde belki topluma temas etmeyen bilgiler üretiyor ama bunlar üniversitelerin doğasında olan bir şey. Belki bu bilgilerin ileride yaşama dokunacağı anda gelecek. Yaklaşık 3 milyon Suriyeli’nin ülkemize göç ettiğini, biliyoruz. Göç sorununun çözülmesi tek boyutlu bir çözüm değil. Barınma imkanı sağlamak bu sorunu çözmüyor. İnsanlar ilk fırsatta kente karışmak, kent içerisinde var olmak istiyor. Bu noktada kamu politikaları önemli” dedi. 

Kaynak : Mustafa KAHRAMAN

Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Alıntı Yazarlar
Anket

Sayfalar
Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...