9 Şubat 2018 00:03
-A +A
Av. Osman Zeki Özcan

Av. Osman Zeki Özcan

İDEOLOJİK BARO

Cumhurbaşkanımızın Türk Tabipler Birliği ve Türkiye Barolar Birliği ile ilgili yapmış olduğu açıklama, tabiri caizse gündeme bomba gibi düştü. Mensubu olduğum Antalya Barosu da dahil olmak üzere, bir çok baro açıklamaya tepki gösterdi. Bu açıklamayı destekleyenler de oldu. Başkanı bulunduğum, Antalya’nın tek hukuk derneği olan HUDER de, açıklamaya destek verenler arasında. Dilerseniz ilk önce açıklamanın içeriğini bir hatırlayalım.

Ne demişti Sayın Cumhurbaşkanı: “Ben onu açıkladım. Bir defa onun başındaki 'Türk' ifadesi zaten  Bakanlar Kurulu kararıdır. Bir defa onun oradan süratle çıkarılması lazım. Sadece  Tabipler Birliği değil, Türkiye Barolar Birliği ile ilgili de aynı şey. Çünkü  bunların milli, yerli, bu ülkenin şu anda yapmış olduğu vatanı korumayla ilgili  mücadelede yanımızda yer alma diye bir durumları yok. Tam aksine karşımızda yer  alma, teröristlere sahip çıkma, onlarla yandaş olma gibi bir durumları var. Ve  bunları tamamen kaldırıp, sadece Türk Tabipler Birliği değil, her grup kendi  oluşumunu yapar, faaliyetini gösterir. Aynı şekilde hukukçular kendi barolarını  oluşturur, faaliyetini sürdürür. Ondan sonra da gelip oraya çöreklenme diye bir  şey olmaz. Bakanlar Kurulu da gereken adımı atar.”
             
   Aslında bu konuyu gündeme getiren, Türk Tabipler Birliğinin, Afrin harekatına karşı çıkan açıklaması olsa da, TTB ve TBB nin ideolojik yapılanmaları çok daha eski. Eski Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok da, ‘İmam hatipte okumuş bir insanın Türkiye’de başbakan olmasını hiçbir şekilde içime sindiremem. ’ demişti. Adli Yıl açılış konuşmasında da, Metin Feyzioğlu ile Cumhurbaşkanı arasındaki sert tartışma, hafızalara kazınmıştı. Yine Cumhurbaşkanlığına geçiş ile ilgili anayasa referandumunda, TBB’ nin açıkça hayır oyu vereceğini deklare etmesi, bu yönde broşürler bastırması, TBB başkanının kahvehanelerde hayır propagandası yapması, sadece hemen akla gelen örneklerden birkaçı.
            
    Sayın Cumhurbaşkanının beyanından  anlaşıldığı kadarıyla, Avukatların yeni dönemde tek bir baroya bağlı olma zorunluluğu kaldırılacak.Tam şartları henüz bilinmemekle birlikte, birden fazla meslek örgütü olmasının önü açılacak. Bu sitem değişikliği ne getirir ne götürür irdelemesine girmeden önce, HUDER’in 90 ‘lı yıllardan beri, birden fazla meslek örgütü ve nisbi temsil görüşünü savunduğunu belirtelim.
                Değişikliğe karşı çıkanların en çok dillendirdiği görüş şu: ‘ Birden fazla meslek örgütü bölünmeye yol açar, birlik kaybolur ve güçsüzleşilir, mesleğe hizmet edilemez hale gelinir.’ Bu görüşe katılmak mümkün değil.Maalesef ki, mevcut sistemde hükümet karşıtlığına ve muhalefete soyunulmuş bir görüntü olduğu için, yasa koyucu ile TBB arasına ciddi bir mesafe girmiş durumda. Bu da mesleğe hizmet noktasındaki yetersizliği getiriyor. Bugün, TBB’ nin, meslek için en önemli hizmeti olan beş şeyi sayın deseniz, maalesef elle tutulur şeyler akla gelmiyor.

Tüm Avukat arkadaşlarıma soruyorum ve ellerini vicdanlarına koyarak cevap vermelerini istiyorum. TBB bugüne kadar mesleğe katkı sunacak hangi projesi ile aklınızda yer etti? TBB deyince aklınıza daha çok siyasi meselelerle gündem olan bir TBB mi geliyor, yoksa, mesleğe ve meslektaşa katkı sunan, çözüm üreten, yenilikçi projelerin adresi olan bir TBB mi?
Gelin, isterseniz, hafızalarımızı bir tazeleyelim.Ne demişti, TBB 16 Nisan Referandumu için hazırlattığı broşürde? Başlıklar halinde bir bakalım:

‘Derdimiz Anayasa mıydı?’
‘Anayasa değişikliği Tükiye’nin bölünme tehlikesini çok daha ciddi hale getiriyor.’
‘Şahıs devleti mi, Türkiye Cumhuriyeti mi?’
‘Anayasa değişikliği Hakim ve Savcıların siyasi parti genel başkanına bağlanmasını öngörüyor’
Evet yanlış okumadınız. Bütün bunlar bir siyasi parti manifestosu değil. Meslektaşlarının hakkını savunmak ve mesleğin değerini yükseltme işi ile meşgul olması gereken TBB ‘nin hazırlattığı bir broşürden alıntı. Barolar, her görüşten üyenin olduğu kozmopolit yapılardır. Her Baro, üyelerinin siyasi tercihlerine saygı duymalı ve onlar adına siyasi tavır belirleme hakkını kendinde görmemelidir. Ben bir avukat olarak ve Türkiye’nin en köklü ve en eski hukuk STK’ sı HUDER’in  Antalya Şube başkanı olarak, çoklu meslek örgütü sistemini sonuna kadar destekliyorum. TBB sistemi artık kilitlenmiştir ve yeni düzenlemelere acilen ihtiyaç duyulmaktadır.
 

Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Alıntı Yazarlar
Anket

Sayfalar
Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...